Neoliberalizmin Vebası Korona Sosyalizme Götürür mü?

“Tarihsel ân”ın ortaya çıkardığı olasılık doğrultusunda yeni bir topluma gidecek yolları keşfetmek, çoğaltmak ve bu ufka bakarak yürümek gerekiyor. Toplumsal bağların mümkün olan tüm yollar ile yeniden oluşturulması, ihtiyacı olanlara yardım edilmesi, örgütlenmelerin geliştirilmesi, çözümlemelerin genişletilmesi, gelecek için planlar yapılması, insanların internet aracılığıyla bir şekilde bir araya getirilmesi ve karşılaştıkları sorunlar için onlara danışmak, tartışmak, birlikte karar vermek vb. bu yürüyüşün birer parçası olabilir.

Koronavirüs salgını bütün dehşetiyle dünyayı sarsmaya devam ediyor. Bu sarsma, insanlığın yeryüzündeki kısa tarihinin önemli kırılma anlarından biri olmayı şimdiden başarmış durumda. Bu kırılma ânı, insanlık tarihindeki önemli gelişmelerden birinin de kapısını açmakta.

Koronavirüs “Doğal”

Öncelikle koronavirüsün biyolojik bir “silah” olmaktan çok “doğal” bir virüs olduğunu söylemek önemli. SARS-CoV-2 olarak adlandırılan koronavirüs, karşılaştığımız yedinci koronavirüs, yani oldukça “sıradan” bir virüs.[1] Dolayısıyla bu virüs, Trump’ın ısrarla vurguladığı üzere Çin’e değil,[2] doğal yaşama ait bir virüs.

Bu virüsün insanlara geçmesinin esas nedeni de neoliberalizm. Kâr oranlarının düşmemesi uğruna var olan her şeyi metalaştırmayı meşru gören neoliberalizmin, özellikle doğaya yönelik uyguladığı talan politikası, hayvanların yaşam alanlarını yok etti. Özellikle et endüstrisinin itkisiyle bu yok ediş, yaban hayatın içine kadar girmiş durumda. Haliyle bu durum da virüslerin hayvanlardan insanlara geçişini oldukça kolaylaşmakta. Buna neoliberalizmin kârın olabildiğince yüksek ve artı-değerin hızlı bir şekilde realize olmasını isteyen düzenini eklediğimizde de virüsün neden insanlar arasında hızlıca yayıldığını görebiliriz.[3]

Neoliberalizmin belki de dünya üzerindeki en iyi uygulayıcısı olan Çin’in, virüsün ortaya çıktığı yer olması da tesadüf değil bu açıdan. Yeri gelmişken belirtelim ki sanılanın aksine vahşi hayvan tüketimi yoksulların bir zorunluluğu olmaktan çok burjuvazinin bir lüksü.[4]

Sağlık Sistemi Neden Çöküyor?

Neoliberalizmin “suçu” virüsün ortaya çıkışıyla sınırlı kalmıyor. Virüsün özellikle neoliberalizmin katı şekilde uygulandığı ülkelerde çok sayıda can almasının nedeni ise kemer sıkma politikaları. Bu politikalar nedeniyle halkın sağlığı yerine kâr gözetilerek yapılan/yapılamayan yatırımlar, sağlık sistemlerinin çökmesine neden oldu. Solunum cihazı takılacak insanların seçiliyor olması her şeyi ortaya koymakta.[5]

Sağlık sisteminin yetersiz olmasından daha kötü olan şey ise yaşadığımız yüzyılın başında gerçekleşen SARS (Ağır Akut Solunum Sendromu) salgını sonrasında yapılan araştırmaların yetersizliği. Bu yüzyıldaki 2. SARS salgını olan koronavirüs salgınının öngörülüyor olmasına rağmen, araştırmaların “Gelecekteki bir felaketi engellemek kâr getirmez” düsturuyla engellendiği görüyoruz.[6]

Kapitalizmin Derinleşen Krizi

Neoliberalizmin açtığı felaketlerin sınırı yok. Fakat daha da kötüsü yolda. Kapitalizm henüz 2008 krizinden çıkmayı başaramamışken krizi daha da derinleştirecek ikinci safhanın arifesinde (idi). Salgın öncesi ve sonrasında sermayenin önemli kuruluşlarından biri olan Uluslararası Finans Enstitüsü’nün yayınladığı raporda ortaya konan veriler mızrağın çuvala sığmadığını gösteriyor.

Bu verilere göre, koronavirüsten önce, örnekleme yapılan 75 ülkenin yüzde 75’inden fazlasındaki hane halkı borcunun toplamının bu ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hasılası’na (GSYH) oranı 2008 krizinden önceki oranlardan daha yüksek. Dahası 2007’den bu yana şirketlerin borcu 31 trilyon dolar, kamunun borçları 34 trilyon dolar artmış.[7]

Bu verilere koronavirüs salgınını da eklediğimizde IMF Başkanı Kristalina Georgieva’nın da söylediği üzere, 2008 krizinden daha kötü ve büyük bir krize yol açıldığından bahsedebiliriz. Kristalina Georgieva ayrıca şunu da eklemekte: “IMF tarihinde dünya ekonomisinin böyle durma noktasına geldiği daha önce görülmemiştir”.[8]

Sermayenin Hamleleri

Kriz derinleşirken sermayenin çeşitli hamleleri devreye soktuğunu görmekteyiz. İlk hamlenin sermayenin çıkarları doğrultusunda yapıldığı görülüyor. Bu minvalde Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde yeni bir finansal krizin engellenmesi için bankaların menkul kıymetleri ve devlet borç kağıtlarının alınacağı 750 milyar avroluk bir destek sunacaklarını açıkladı. Diğer ülkelerin açıkladığı ekonomik paketlerde de büyük oranda sermayenin çıkarları gözetilmekte.[9]

İkinci olarak, krizi fırsat görüp; işsizliğin büyümesiyle ücretlerde ve sosyal haklarda baskılar yapıp gerilemeler sağlanması, yaşlı nüfusun “yok edilmesiyle” sosyal güvenlik sisteminin kurtarılması hedefleri var.[10] Nitekim bunun için gerekli olan siyasal hamlelerin öncülüğünü Macaristan Başbakanı Viktor Orban ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu aldıkları önlemlerle yapıyorlar.[11]

Üçüncü olarak, küresel güçler kapitalizmin süregelen krizinin yol açtığı hegemonya krizinde mevzi kazanmaya çalışmaktalar. ABD ile Çin’in virüsün yayılmasından dolayı birbirini suçlaması, ABD’nin İngiltere hariç Avrupa’dan gelen uçuşları durdurması, İtalya’nın AB’ye yönelik suçlamaları, Çin’in ve Rusya’nın hegemonya savaşında öne çıkmak için başta İtalya olmak üzere çeşitli ülkelere sağlık ekipleri ve ekipmanları göndermesi, Suudi Arabistan’ın petrol fiyatlarını düşürerek Rusya ve İran’ı zor durumda bırakmak istemesi gibi hamleler küresel ve dolayısıyla bölgesel güçler arasındaki hegemonya savaşımının salgın sonrasında da devam edeceğini gösteriyor.[12] Bununla birlikte ABD emperyalizminin önemli teorisyenlerinden Kissinger bütün düzenin yıkılmaması için küresel güçlerin işbirliği yaparak yeni bir düzen kurmaya şimdiden başlamaları gerektiğini ileri sürüyor.[13]

Dördüncüsü: Neoliberalizmin çöküşüyle birlikte dünya çapında yükselmeye başlayan kapitalizm-karşıtı hareketlerin önünü kesmeyi amaçlayan hamleler yapılmakta. ABD, İngiltere başta olmak kimi ülkeler tüketimi canlandırmak için emekçilere “para dağıtırken”, serbest piyasa ekonomisinin kırmızı çizgilerini çiğnemekte hiçbir beis görmüyorlar.[14] Fakat bu neo-Keynesyen politikaların sürme imkanının olmadığını sermayenin ekonomistleri de açıkça belirtiyor.[15]

Balkonlardan birlikte şarkı söyleyenler, sağlıklı çalışma koşulları ve ücretli izin hakkı için greve giden, iş bırakan işçiler, yaşlı komşularının gündelik ihtiyaçlarını karşılamak için seferber olan gençler, alkışlı eylemler, sokak hayvanlarını besleyenler, kurulan dayanışma ağları gibi “karşı davranışların” gösterdiği üzere insanlar zor koşullarda bile yeni dayanışma ve örgütlenme biçimlerini oluşturabiliyorlar. Böylece halkın, gücünü derleyip toparladığında, egemenlerin baskıcı uygulamalarına karşı gelebileceği görülüyor.

Faşizm Geliyor mu?

Bu çeşitli hamlelere rağmen sermayenin hiç de rahat olmadığını hatta düzenlerinin tehlikede olduğunun farkındalar. Bu nedenle sermayenin , sağlık krizini kullanarak yönetim ve üretim süreçlerini daha da otoriterleştirerek bu durumu “yeni normal” olarak adlandırmaya çalışacağı öngörülebilir.[16]

Nitekim Agamben’in de vurguladığı gibi alınan “ölçüsüz” tedbirlerin nedenleri bu istisna halini normal bir yönetim olarak kullanma isteğidir. İnsanlar uzun yıllardır süren kriz durumlarından dolayı hayatlarının insani ve duygusal boyutunu unutarak tamamen biyolojik bir boyuta indirgemişlerdir. İnsanlar güvenlik nedeniyle özgürlüklerini feda ederken, korku ve güvensizlik duygularıyla yaşamaktalar. Sistem bu korku iklimini kullanarak istisna halini normal hale getirmek istemektedir.[17]

Keza Berardi’nin psiko-deflasyon olarak adlandırdığı duruma göre de insanlar yaşamlarının  biyolojik işleve indirgenmesiyle edilgenleştirilmiş böylece tekno-finans otomatın karşısında zihin gerilimleri azalmıştır. Bu da insanların güvenlik nedeniyle otoriter uygulamalara çabucak uyum sağlamasına yol açmıştır.[18]

Fakat burada, Nancy’nin de vurguladığı üzere, Agamben’e bir itiraz yapılması gerekiyor. Son 30 yıldan bu yana kapitalizme karşı çıkışı “terörizm” olarak nitelendirip kriminalize eden ve “özel yasalar” çıkartan burjuva demokrasisi otoriter eğilimlerini zaten göstermekteydi. Dolayısıyla “istisna hali” neoliberalizmle birlikte istisna olmaktan çıkarak bir süreklilik kazanmıştır.[19]

Diğer yandan neoliberalizmin yaratığı olan performans ve başarıya odaklı özne ise hayatta kalabilmek ve feda edilebilir olmamak için hatalarla, hastalıkla yüzleşmek yerine bağışıklık kazanmak istiyor. Hayatta iken özgür bir yaşam süremeyen ve ölümlülüğünü de özgürce kabullenemeyen neoliberal öznenin[20], kendine bir hapishane inşa etmiş ve bencillik ile yabancılaşmanın derinliklerinde büyürken başta yaşlı ve Çinli düşmanlığı olmak üzere güvenliğini tehdit eden her unsurun yok edilmesi için her türlü otoriter uygulamaya cevaz vermesi büyük ihtimal.[21] Fakat bunun otomatikman gelişeceğine dair bir kaderci bir imana[22] karşılık dünya çapında filiz veren “karşı davranışlar”, başka bir ihtimalin daha yüksek bir olasılığı içerdiğine işaret etmekte.

Sosyalizm Gelecek mi?

Balkonlardan birlikte şarkı söyleyenler, sağlıklı çalışma koşulları ve ücretli izin hakkı için greve giden, iş bırakan işçiler, yaşlı komşularının gündelik ihtiyaçlarını karşılamak için seferber olan gençler, alkışlı eylemler, sokak hayvanlarını besleyenler, kurulan dayanışma ağları gibi “karşı davranışların” gösterdiği üzere insanlar zor koşullarda bile yeni dayanışma ve örgütlenme biçimlerini oluşturabiliyorlar. Böylece halkın, gücünü derleyip toparladığında, egemenlerin baskıcı uygulamalarına karşı gelebileceği görülüyor.

Fakat bunun da güzel günlerin kolayca gelebileceğini dair bir romantizme yol açacak noktada olmadığı ortada.

Nitekim önümüzde üç olasılığın olduğu görülüyor: Birincisi işçilerin, emekçilerin ve halkların işbirliği ve koordinasyon içinde yeni bir yol açarak müdahalede bulunması. İkincisi sermayenin yukarıda bahsettiğimiz üzere faşizme doğru ilerleyen bir şekilde otoriter bir yol izlemesi. Üçüncüsü ise çöküşün ve uzun süreli bir kaotik durumun yaşanması.[23]

Bu nedenle “faşizm geliyor” diyerek halkın direncini kırmaya[24] da yol açabilecek feveranlar ile “sosyalizm geliyor” romantizminin kısa sürede ve çabucak gerçekleşmesi pek de ihtimal değil.

Dolayısıyla içinde bulunulan “ân”a ve oluşan yeni olasılıklara odaklanmak oldukça önemli.

Zizek ve Chomsky’nin ısrarla vurguladığı üzere tarihsel bir kırılma anındayız. Ve hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, sorunun ta kendisi olan normalleşme de olmayacak.[25]

İçinde bulunduğumuz felaket ânı, kapitalizmin yapısal krizinin yol açtığı ekonomik, siyasal, ekolojik krizlerin uzun süredir neden oldukları bir sürecin sonucudur. Bundan dolayı ilkin, düzen için ideolojik ve siyasal eğilimlerin “reform” ve “yeniden yapılanma” gibi programlarına, “refah devleti” ve neo-keynesyenizm gibi hayallere uzak durmak ve reform istemlerinin düzenin zayıf anı olduğunun bilinciyle davranmak gerekiyor.[26]

İkinci olarak bu tip “felaketler” potansiyel direnişin açığa çıkacağı, sıçrama yapabileceği zeminleri de oluşturabilirler. Daha önce düşünülemez olanın düşünülebilir, yapılamaz olanın yapılabilir hale geldiği koşullar oluşur.[27]

Nitekim insanların eve kapanma sırasında biyolojik ihtiyaçlarımız için ne kadar az emek ve çabaya ihtiyacımız olduğunu, yaptığımız birçok tüketimin ne kadar da gereksiz olduğunu, dayanışmanın metalar üzerinden kurulan ilişkilerden daha doyurucu olduğunu hissettiklerini ve bunları tartıştıklarını görüyoruz. Bütün bunlar eve kapanma sonrasındaki davranış biçimlerini etkileyecektir. Bununla birlikte üretici güçlerin vardığı sonuçların, insanların temel varlık koşullarının sermaye düzeni olmadan da üretebileceği şekle uygun hale geldiği de görülmüş oldu.[28]

Bu noktada Zizek’in oldukça ajitatif olan “komünizm” söylemi ise önem taşıyor. Zizek’in işçilerin ve halkların hareketinin önemini vurgulayan ama piyasa kurallarını ihlal eden, sağlık hizmetlerini örgütleyebilen, uluslararası koordinasyon ve işbirliğini sağlayan ve yerel halkı seferber edebilen etkin bir devletin öncülüğünde komünizmi vurguladığı görülüyor.[29] Devlet kurumlarının yapısal olarak zayıfladığı bir durumda Zizek’in önerisi “ütopik” kalmakta. Üstelik kendisinin de belirttiği üzere kırılma anlarında çözümü sağlayacak olan sorunun ta kendisi olan “eski” değil, kuvveden fiile geçecek olan “yeni”dir. Bu yeniyi fiile geçirecek olan ise üstten gelecek direktifler değil, alttan yapılacak eylemliliklerdir.

Dolayısıyla “tarihsel ân”ın ortaya çıkardığı olasılık doğrultusunda yeni bir topluma gidecek yolları keşfetmek, çoğaltmak ve bu ufka bakarak yürümek gerekiyor. Toplumsal bağların mümkün olan tüm yollar ile yeniden oluşturulması, ihtiyacı olanlara yardım edilmesi, örgütlenmelerin geliştirilmesi, çözümlemelerin genişletilmesi, gelecek için planlar yapılması, insanların internet aracılığıyla bir şekilde bir araya getirilmesi ve karşılaştıkları sorunlar için onlara danışmak, tartışmak, birlikte karar vermek vb. bu yürüyüşün birer parçası olabilir.[30]

Evet, sosyalizm kendiliğinden gelmeyecek. Badiou’nun söylediği üzere yeni politik alanlara ilişkin tasarılar ve komünizmin görkemli yaratımıyla birlikte kendiliğindenliğe sıkı eleştiri yaparak[31] sosyalizmi hiç olmadığı kadar mümkün kılabiliriz.

Yarını bugünden kurmak için, bugünü başlangıç noktası kılalım.

[1] Çağrı Mert Bakırcı, Önümüzdeki 1.5 Yıl İçinde Muhtemelen Koronavirüse Yakalanacaksınız! Bu Ne Anlama Geliyor? https://evrimagaci.org/onumuzdeki-15-yil-icinde-muhtemelen-koronaviruse-yakalanacaksiniz-bu-ne-anlama-geliyor-8307

[2] Vijay Prashad, Du Xiaojun, Weiyan Zhu, KoronaŞok’un Ortasında Çin’e Karşı Büyüyen Yabancı Düşmanlığı. https://elyazmalari.org/2020/04/06/koronasokun-ortasinda-cine-karsi-buyuyen-yabanci-dusmanligi-vijay-prashad-du-xiaojun-weiyan-zhu/

[3] Ferda Koç, Panzehir: Yeni bir uygarlık tasarımı. https://ilerihaber.org/icerik/panzehir-yeni-bir-uygarlik-tasarimi-110968.html

Foti Benlisoy, Korona Kapitalizmi ve Devrimci Kötümserlik.  https://baslangicdergi.org/korona-kapitalizmi-ve-devrimci-kotumserlik-foti-benlisoy/

Uluslararası Salgın Krizi: Sorumlu Kapitalizm – Union Communiste Libertaire.www.yeryuzupostasi.org/2020/03/28/uluslararasi-salgin-krizi-sorumlu-kapitalizm-union-communiste-libertaire/

[4] Uğur Aytaç, Korona virüsünün neoliberalizmle ne ilgisi var? https://www.gazeteduvar.com.tr/forum/2020/03/30/koronavirusun-neoliberalizmle-ne-ilgisi-var/

[5] Bunun en çarpıcı örneği Rusya. Rusya’daki durum hakkında daha detaylı bilgileri şu yazıda bulabilirsiniz: Anna Colin-Lebedev: “Rus halkının idarecilerine olan güveni salgın nedeniyle zayıfladı, Putin’in gücünün sarsılma ihtimali çok yüksek” https://medyascope.tv/2020/04/07/anna-colin-lebedev-rus-halkinin-idarecilerine-olan-guveni-salgin-nedeniyle-zayifladi-putinin-gucunun-sarsilma-ihtimali-cok-yuksek/

Noam Chomsky: Solunum cihazı eksikliği kapitalizmin zalimliğidir https://www.gazeteduvar.com.tr/dunya-forum/2020/04/08/chomsky-solunum-cihazi-eksikligi-kapitalizmin-zalimligidir/

[6] Alain Badiou, Salgın Durumu Üzerine. https://www.teorivepolitika.net/index.php/component/k2/item/696-salgin-durumu-uzerine

David Harvey, COVID-19 günlerinde anti-kapitalist siyaset. https://sendika63.org/2020/03/covid-19-gunlerinde-anti-kapitalist-siyaset-david-harvey-581083/

Noam Chomsky: Solunum cihazı eksikliği kapitalizmin zalimliğidir https://www.gazeteduvar.com.tr/dunya-forum/2020/04/08/chomsky-solunum-cihazi-eksikligi-kapitalizmin-zalimligidir/

[7] Hanehalkı borcu rekor seviyelere ulaştı. https://www.gazeteduvar.com.tr/ekonomi/2020/03/30/hanehalki-borcu-rekor-seviyelere-ulasti/

[8] IMF: Salgın benzeri görülmemiş bir ekonomik krize neden oldu https://www.gazeteduvar.com.tr/ekonomi/2020/04/03/imf-salgin-benzeri-gorulmemis-bir-ekonomik-krize-neden-oldu/

[9] Ali Rıza Güngen,Pandemiden borç krizine: Veni vidi perdidi. https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2020/03/29/pandemiden-borc-krizine-veni-vidi-perdidi/

Korkut Boratav, Koronavirüs ve ekonomiler. https://haber.sol.org.tr/yazarlar/korkut-boratav/koronavirus-ve-ekonomiler-283666

[10] Haluk Yurtsever, Tehlikeler ve olanaklar iç içe: Dünya komünizmi çağırıyor. https://ilerihaber.org/icerik/tehlikeler-ve-olanaklar-ic-icedunya-komunizmi-cagiriyor-110913.html

[11] Orban virüsü fırsata çevirdi: Macaristan’ı sınırsız yetkiyle yönetecek. https://www.gazeteduvar.com.tr/dunya/2020/03/30/orban-virusu-firsata-cevirdi-macaristani-sinirsiz-yetkiyle-yonetecek/

Zack Beauchamp, İhtiyacımız olan şey ne? Otoriterleşme mi yoksa daha fazla demokrasi ve devlet kapasitesi mi? https://www.gazeteduvar.com.tr/dunya-forum/2020/04/08/ihtiyacimiz-olan-sey-ne-otoriterlesme-mi-yoksa-daha-fazla-demokrasi-ve-devlet-kapasitesi-mi/

[12] Haluk Yurtsever, Tehlikeler ve olanaklar iç içe: Dünya komünizmi çağırıyor. https://ilerihaber.org/icerik/tehlikeler-ve-olanaklar-ic-icedunya-komunizmi-cagiriyor-110913.html

İlhan Uzgel, Bir jeopolitik aktör olarak virüs. https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2020/03/25/bir-jeopolitik-aktor-olarak-virus/

[13] Henry Kissinger, The Coronavirus Pandemic Will Forever Alter the World Order. https://www.wsj.com/articles/the-coronavirus-pandemic-will-forever-alter-the-world-order-11585953005

[14] David Harvey, COVID-19 günlerinde anti-kapitalist siyaset. https://sendika63.org/2020/03/covid-19-gunlerinde-anti-kapitalist-siyaset-david-harvey-581083/

Korkut Boratav, Koronavirüs ve ekonomiler. https://haber.sol.org.tr/yazarlar/korkut-boratav/koronavirus-ve-ekonomiler-283666

[15] Ekonomist Robert Skidelsky: Keynes yaşasaydı Kovid-19 savaşıyla ilgili ne derdi? https://medyascope.tv/2020/03/26/ekonomist-robert-skidelsky-keynes-yasasaydi-kovid-19-savasiyla-ilgili-ne-derdi/

[16] Metin Çulhaoğlu, Sosyalizm, kapitalizmin ‘yeni normal’ine karşı mücadeleyle gündeme gelir.  https://ilerihaber.org/icerik/sosyalizm-kapitalizmin-yeni-normaline-karsi-mucadeleyle-gundeme-gelir-111087.html

[17] Giorgio Agamben, Covid-19: Gerekçesiz Bir Acil Durumun Yarattığı İstisna Hali. https://terrabayt.com/dusunce/covid-19-gerekcesiz-bir-acil-durumun-yarattigi-istisna-hali/

Giorgio Agamben: Hayatta kalmaktan başka ahlaki değeri olmayan bir toplum nedir? https://www.gazeteduvar.com.tr/dunya-forum/2020/03/19/agamben-hayatta-kalmaktan-baska-ahlaki-degeri-olmayan-bir-toplum-nedir/

[18] Franco Berardi, Psiko-Deflasyon Günlükleri. https://terrabayt.com/dusunce/psiko-deflasyon-gunlukleri/

[19] İtalya’dan Mesaj: Korona Virüsüne ve Devletin Oportünizmine Karşı. www.e-skop.com/skopbulten/italyadan-mesaj-korona-virusune-ve-devletin-oportunizmine-karsi/5689

Jean-Luc Nancy, Viral İstisna. https://terrabayt.com/dusunce/viral-istisna/

[20] Başak Coşkun, Koronavirüs ve Neoliberal Öznenin Ölümü. https://terrabayt.com/dusunce/koronavirus-ve-neoliberal-oznenin-olumu/

[21] Slavoj Zizek, COVID-19 günlerinde sağ kalma rehberi: Basit hazlarınızdan utanmayın, Valhalla Murders izleyin, her şey bir oyunmuş gibi düşünün. https://sendika63.org/2020/03/covid-19-gunlerinde-sag-kalma-rehberi-basit-hazlarinizdan-utanmayin-valhalla-murders-izleyin-her-sey-bir-oyunmus-gibi-dusunun-slavoj-zizek-581861/

[22] Foti Benlisoy, Virüs ve felaket komünizmi. https://www.birartibir.org/siyaset/634-virus-ve-felaket-komunizmi

[23] Ender Helvacıoğlu, Virüs liberalizmi ezdi geçti ama gerisi sınıfların bilek güreşi… https://ilerihaber.org/icerik/virus-liberalizmi-ezdi-gecti-ama-gerisi-siniflarin-bilek-guresi-110927.html

Yuval Noah Harari: “Koronavirüs salgını totaliter rejimleri güçlendirebilir”. https://medyascope.tv/2020/03/16/yuval-noah-harari-koronavirus-salgini-totaliter-rejimleri-guclendirebilir/

[24] Özgür Çoban, Avrupa panoraması: Virüsten faşizm çıkar mı? https://www.gazeteduvar.com.tr/forum/2020/03/29/avrupa-panoramasi-virusten-fasizm-cikar-mi/

[25] Bora Şahinkara, Salgın Günlükleri. https://elyazmalari.org/2020/04/04/salgin-gunlukleri/

Slavoj Zizek: “Devrimlerin sembolik bir kırılış ânı vardır, koronavirüs salgını nedeniyle böyle bir siyasal ândayız” https://medyascope.tv/2020/04/05/slavoj-zizek-devrimlerin-sembolik-bir-kirilis-ani-vardir-koronavirus-salgini-nedeniyle-boyle-bir-siyasal-andayiz/?fbclid=IwAR0RcBYS0wEg7gxlySSw4yKttUpfM84qqwaIo19f8yr4nDkptnpkH9dxN8E

Noam Chomsky: “Koronavirüsün iyi yanı, belki de insanları nasıl bir dünya istediğimiz konusunda düşünmeye itmesi olacak” https://medyascope.tv/2020/04/02/noam-chomsky-koronavirusun-iyi-yani-belki-de-insanlari-nasil-bir-dunya-istedigimiz-konusunda-dusunmeye-itmesi-olacak/

[26] Haluk Yurtsever, Tehlikeler ve olanaklar iç içe: Dünya komünizmi çağırıyor. https://ilerihaber.org/icerik/tehlikeler-ve-olanaklar-ic-icedunya-komunizmi-cagiriyor-110913.html

[27] Foti Benlisoy, Virüs ve felaket komünizmi. https://www.birartibir.org/siyaset/634-virus-ve-felaket-komunizmi

Franco Berardi, Psiko-Deflasyon Günlükleri. https://terrabayt.com/dusunce/psiko-deflasyon-gunlukleri/

[28] Ferda Koç, Panzehir: Yeni bir uygarlık tasarımı. https://ilerihaber.org/icerik/panzehir-yeni-bir-uygarlik-tasarimi-110968.html

[29] Slovaj Zizek: İnsanlığın hayatta kalabilmesi için küresel komünist tedbirlere ihtiyaç var https://www.haberturk.com/zizek-insanligin-hayatta-kalabilmesi-icin-kuresel-komunist-tedbirlere-ihtiyac-var-2625909

Slavoj Zizek, Gözetlemek Ve Cezalandırmak Mı? Evet, Lütfen! www.felsefecilerdernegi.org.tr/gozetlemek-ve-cezalandirmak-mi-evet-lutfen-slavoj-zizek/

[30] Alain Badiou, Salgın Durumu Üzerine. https://www.teorivepolitika.net/index.php/component/k2/item/696-salgin-durumu-uzerine

Noam Chomsky: “Koronavirüsün iyi yanı, belki de insanları nasıl bir dünya istediğimiz konusunda düşünmeye itmesi olacak” https://medyascope.tv/2020/04/02/noam-chomsky-koronavirusun-iyi-yani-belki-de-insanlari-nasil-bir-dunya-istedigimiz-konusunda-dusunmeye-itmesi-olacak/

[31] Alain Badiou, Salgın Durumu Üzerine. https://www.teorivepolitika.net/index.php/component/k2/item/696-salgin-durumu-uzerine